Tarihin En Ürkütücü Mumya Hikâyesi: Franklin'in Kayıp Çocuğu

Tarihin En Ürkütücü Mumya Hikâyesi: Franklin'in Kayıp Çocuğu
"Fraklin'in kayıp yolculuğu" olarak bilinen olayın ardında yatan hikayeyi biliyor musunuz? 171 yıl önce iki gemi İngiltere’den yola çıktı ve bir daha dönmedi. Dünya tarihinin en ilginç ve ürkütücü mumya hikâyesi olan ve yıllardır çözülemeyen bu vakanın ayrıntılı hikâyesini sizlerle paylaşıyoruz.

Hikaye, İngiliz donanmasında subay olarak görev yapan kutup kaşifi Sir John Franklin'in yeni bir göreve çıkmasıyla başlıyor.

Hikaye, İngiliz donanmasında subay olarak görev yapan kutup kaşifi Sir John Franklin'in yeni bir göreve çıkmasıyla başlıyor.

1845 yılında, 134 kişilik mürettebat iki gemi İngiltere'nin Greenhithe Limanı'ndan yola çıkıyor. Zamanın en yeni teknolojilerini barındıran bu gemilerde, planlanan keşif için tüm ekibe üç yıl yetecek erzak depolanıyor.

Seferin ilk üç aylık sürecinde beş kişi ekipten çıkarılıyor ve evine gönderiliyor. Geriye mürettebatta 129 kişi kalıyor. Bu noktadan sonrası günümüze kadar bir sır olmayı sürdürüyor.

Seferin ilk üç aylık sürecinde beş kişi ekipten çıkarılıyor ve evine gönderiliyor. Geriye mürettebatta 129 kişi kalıyor. Bu noktadan sonrası günümüze kadar bir sır olmayı sürdürüyor.

Konu hakkında yıllarca birçok tartışma yapılıyor, ortaya farklı fikirler atılıyor. Fakat çoğu araştırmacı gemilerin kutupta buza saplandığını konusunda buluşuyor. 1850 yılında Amerikalı ve İngiliz araştırmacılar tarafından sefer bölgesinde ortaya çıkarılan üç mezar, Franklin'in mürettebatına ait tek kanıtı oluşturuyor.

1854 yılında İskoç kâşif John Rae, bölgede yaşayan Eskimoları bularak gemi mürettebatına neler olduğunu anlamaya çalışıyor.

1854 yılında İskoç kâşif John Rae, bölgede yaşayan Eskimoları bularak gemi mürettebatına neler olduğunu anlamaya çalışıyor.

Rae, Eskimolarla yaşamaya başladıktan bir süre sonra bölgenin yerlilerinin Franklin'in ekibine ait bazı eşyalara sahip olduğunu görüyor ve yerli halktan insan kemiklerinin bulunduğu noktaları öğreniyor. Rae’nin bulduğu kemiklerin çoğu kırılmış ve zarar görmüş olduğu için ekibin yamyamlar tarafından öldürüldüğü sonucuna varıyor.

1980 ve 1990'larda yapılan araştırmalar da yamyamlık ihtimallerini doğruluyor. Fakat bunu yapan bölgenin yerlileri değil başka bölgedeki yaşayan yerliler.

1980 ve 1990'larda yapılan araştırmalar da yamyamlık ihtimallerini doğruluyor. Fakat bunu yapan bölgenin yerlileri değil başka bölgedeki yaşayan yerliler.

Böyle düşünmelerinin sebebi; ele geçirilen kemikler üzerinde bıçak izleri bulunması ve bu da bu insanların açlıklarını gidermek için kendi ekibindeki insanların etini yediğini gösteriyor.

John Torrington'ın ölümünün 138 yıl sonrasında bulunan bedeni ise olayları farklı bir yöne çekti.

John Torrington'ın ölümünün 138 yıl sonrasında bulunan bedeni ise olayları farklı bir yöne çekti.

Torrington'ın bedeni 1984 yılında Antropolog Owen Beattie tarafından keşfedildi. Cesedin mükemmel bir biçimde korunduğunu görerek Franklin’in ekibine ne olduğunu araştırmaya başladı.

Torrington'ın baş ucunda üzerine yazı kazınmış bir levha bulundu. Bu levhada; Torrington'ın 1 Ocak 1846'da yaşamını yitirdiğinde sadece 20 yaşında olduğu yazıyordu.

Torrington'ın baş ucunda üzerine yazı kazınmış bir levha bulundu. Bu levhada; Torrington'ın 1 Ocak 1846'da yaşamını yitirdiğinde sadece 20 yaşında olduğu yazıyordu.

Torrington üzerinde yapılan otopside, tıraşlı bir yüze ve uzun kahverengi saçlara sahip olduğunu gösteriyor.

Torrington üzerinde yapılan otopside, tıraşlı bir yüze ve uzun kahverengi saçlara sahip olduğunu gösteriyor.

Ayrıca yapılan otopside genç adamda hiçbir travma ya da yaralanma izi bulunmadığını ortaya koyuyor. 

1.65 metre boyu ve 40 kilogramlık ağırlığına sahip ve bugün hâlâ Beechey Adası'nda yatmakta olan Torrington'ın ölüm sebebinin besin yetersizliği olduğu tahmin ediliyor.

1.65 metre boyu ve 40 kilogramlık ağırlığına sahip ve bugün hâlâ Beechey Adası'nda yatmakta olan Torrington'ın ölüm sebebinin besin yetersizliği olduğu tahmin ediliyor.

Diğer bir tahmin de genç adamın kurşun zehirlenmesinden dolayı ölmüş olabileceği.

Torrington'ın da aralarında bulunduğu 129 kişinin yaşamını yitirdiği gemilerden bir tanesi 2014 yılında, diğeri de 2016 yılında bulundu.

Torrington'ın da aralarında bulunduğu 129 kişinin yaşamını yitirdiği gemilerden bir tanesi 2014 yılında, diğeri de 2016 yılında bulundu.

Torrington ile yanında yatan John Hartnell ve William Braine adlı iki adamın cesetleri gemi enkazlarından çıkarılarak mezarları öldükleri adaya inşa edildi.

Bu gizem dolu seferde hayatını kaybeden üç adam, bugün Beechey Adası'nda zamanda donmuş şekilde yatmayı sürdürüyor ve nasıl öldükleriyle ilgili sırlarının çözülmesini bekliyorlar.

Bu gizem dolu seferde hayatını kaybeden üç adam, bugün Beechey Adası'nda zamanda donmuş şekilde yatmayı sürdürüyor ve nasıl öldükleriyle ilgili sırlarının çözülmesini bekliyorlar.

Yorumunuz

Yorumunuz Başarıyla Kaydedildi. Yönetici onayından sonra yayına alınacaktır