Yeterince Su İçmediğinizin 12 Göstergesi

Yeterince Su İçmediğinizin 12 Göstergesi


Bazen ne kadar susadığımızı bir bardak su içene kadar fark etmeyiz. Ama dudaklarımız o bardakla buluşup ilk yudumları almaya başladığımız andan itibaren vücudumuz bize adeta “sonunda hatırladın!” der. Su sadece sıcak yaz aylarında değil her mevsim, her gün düzenli olarak tüketilmelidir ve aslında vücudumuz bize ne kadar sussuz kaldığının sinyallerini verir. Bakalım bunlar nelermiş?


1. Ağzınız kurur



Bu en bariz işaretlerden birisidir. Tabii ki ağzınızda kuruluk hissettiğinizde soğuk bir bardak bir şey içmek isteyeceksiniz. Fakat su yerine şekerli içecekler içmek kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede daha fazla probleme yol açabilir. Su içmek ağzınızın içindeki mukoza zarlarını kayganlaştırıp tükürük salgılamanıza yardımcı olarak ağız ve boğazınızın uzun süre ıslak kalmasını sağlar.



2. Deriniz kurur



Deriniz fazlasıyla suya ihtiyaç duyar. Kuru bir cilt uzun süreli sussuzluğun en belirgin göstergelerinden biridir ve çok daha büyük sorunlara yol açabilir. Sussuz kalmak, tersiz kalmak demektir ve bu da vücudun gün boyunca aldığı fazla kir ve yağlardan arınmasını zorlaştırır. Dolayısıyla bol bol su içmek cildinizin nemli ve temiz kalmasını sağlar. Güzel bir cilt için su içmeyi asla ihmal etmemelisiniz.



3. Sürekli çok susarsınız



Ağız kuruluğundan ilk maddede bahsetmiştik fakat sussuzluk belirtileri bundan da öteye geçer. İnsan içki içilen günlerden sonraki sabahlarda sürekli su içmek ister. Bunun sebebi alkolün vücutta su kaybına yol açmasıdır. Bu yüzden su içtiğinizde vücudunuzda inanılmaz bir rahatlama meydana gelir, bu da vücudun sıvı oranlarının dengelenmeye başlamasından kaynaklanır. Vücudunuzu dinleyin, o her zaman ne istediğini bilir!



4. Gözleriniz kurur



Şimdiye kadar sıraladığımız maddelerde susuz kalmanın sadece ağız ve boğaz kuruluğuna yol açmadığını anlamışsınızdır. Sussuzluk gözlerde kuruluğa ve kanlanmaya da sebep olur. Susuz kalmış bir vücutta gözyaşı kanalları kurur. “Ağlayamazsan ne olacak yani?” demeyin, özellikle günlük olarak lens kullanıyorsanız, bu durum oldukça rahatsızlık verici olur.



5. Eklem ağrıları çekersiniz



Kıkırdaklarımızda %80 oranında su bulunur. Bu yüzden eklem ve kemik ağrıları çekmemek için düzenli olarak su içmek çok önemlidir. Susuz kalmış bir vücutta eklemler yürüyüş, koşu, zıplama gibi aktiviteler yaparken ani hareketlerin yol açtığı darbeleri gerektiği gibi ememez.



6. Kas kütleniz azalır



Kaslarınızda da eklemlerde olduğu gibi büyük oranda su bulunur. Dolayısıyla az su daha az kas kütlesi demektir. Egzersiz öncesi, sırasında ve sonrasında su içmek sadece vücudunuzu rahatlatmakla kalmaz aynı zamanda egzersiz bitiminde oluşacak kas ağrılarını ve yorgunluğu da azaltır.



7. Hastalıklarınız daha uzun sürer



Bol su içmek vücudunuzdaki toksinlerin düzenli olarak atılmasını sağlar. Organlarınız vücudunuza giren zararlı maddeleri filtreleyen bir makina gibi çalışır ve bu makineyi su ile beslemezseniz vücudunuz da gerektiği gibi çalışamaz. Organlar vücudunuzda bulunması gereken su yerine diğer depolardan su çekmeye başlar (kanınız gibi) ve bu da daha büyük problemler ve hastalıklara yol açar.



8. Yorgun ve uyuşuk hissedersiniz



Yukarıdaki maddede de belirttiğimiz gibi vücudunuzda su eksiği olduğu zaman organlarınız bu gereksinimini kanınızdaki sudan karşılamaya başlar. Sussuz kalmış kan hücreleri vücutta daha az oksijen devinimi olmasına yol açar. Az oksijen de uykusuzluk ve yorgunluğa sebep olur. Ve bu durumda kahve içmek sizi bu uykusuzluk halinden kurtaracağına daha yorgun bir hale getirir.



9. Açlık sancıları çekmeye başlarsınız



Susuz kaldığınız zaman vücudunuz acıktığını düşünmeye başlar. Bu gün boyu devam eder ve geceleri açlık sancılarıyla uyanmanıza yol açar. Yemek yemek vücudunuzun çok daha fazla çaba sarfetmesine neden olurken su içmek onu tazeler, organlarınızın ihtiyacı olan besini sağlar ve diğer tüm organların işlevlerini düzgün bir şekilde yerine getirmesini sağlar.



10. Sindirim sorunları çekersiniz



Yazımızın en başında ağız ve boğazımızdaki mukozalardan ve su içerek bunların işlevlerini nasıl doğru bir şekilde yerine getirmelerini sağladığından bahsetmiştik. Aynı şeyi bütün sindirim sistemi için söyleyebiliriz. Düzenli su almayan vücutta, midenizdeki mukozalar azalır, asitler artar. Bu da sindirim organlarınızın zarar görmesine yol açar. Anlık mide yanmaları ve reflü de genellikle susuzluktan kaynaklanır.



11. Erken yaşlanma belirtileri gösterirsiniz



Vücudumuzda doğal olarak bulunan su oranı yaşlandıkça azalır. Bu da demek oluyor ki yaşımız ilerledikçe içtiğimiz su miktarını da arttırmalıyız. Yeterli su içmemekten kaynaklanan erken yaşlılık belirtileri önce fiziksel olarak kendilerini gösterirler, zamanla da organlarımıza verdiği zararları da hissetmeye başlarız.



12. Bu yazıyı okudunuz



Eğer bu yazıyı okuduysanız büyük ihtimalle yeterli oranda su içmediğinizi düşünüyorsunuz. Şimdi kalkıp kendinize koca bir bardak su koyun. Ama içerken aceleci olmayın. Uzun süredir susuz kalmışsanız koca bardak suyu kafanıza dikmek çok da iyi bir fikir değil. Sadece sık sık su içmeyi hatırlatın kendinize.



Yukarıdaki dertlerden muzdarip insanlar tanıyorsanız bu yazıyı onlarla paylaşın ve bundan sonra birbirinize sık sık su içmeyi hatırlatın! :)



Kaynak: Mynet

Yorumunuz

Yorumunuz Başarıyla Kaydedildi. Yönetici onayından sonra yayına alınacaktır